1 SANAT

‘11 yıldır koleksiyonerlerin tercihi’

ÇOCUKLARIN SANATSAL GELİŞİMİ ve TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ


Her ebeveyn için çocuklarının sağlığı her şeyden önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri ve spor faaliyetleriyle geliştirilen bedensel sağlığın yanında ruhsal sağlığını geliştirecek faaliyetler de çocuk gelişimde son derece önemlidir.

Çocuk gelişiminin en önemli konularından birisi sanattır. Çocuklarda bebeklikten ve hatta anne karnında başlayan algılama döneminden sonra motor becerilerin de gelişmesi ile gözlemlediğimiz şey genellikle çevresini değiştirme çabasıdır. Objelerin yerlerini ve formalarını kendince değiştirerek yaptıkları oyunlarla birlikte buldukları müsait olsun olmasın pek çok yere resim çizme alışkanlığını da gözlemleyebiliyoruz. Anneleri çileden çıkarsa da resim çizmek çocuklar için önemli bir terapi yöntemidir. Kendilerinin, çevrelerindeki insanların ve varlıkların hayatlarındaki önemini ve konumlarını ifade eden resimleri çizebilmeleri için evde bolca resim malzemesi bulundurmak, özel bir çalışma alanı oluşturmak faydalı olacaktır. Çok sevdiğim bir çiftin, kız çocuklarının duvarlara resim yaptığından şikayet etmek yerine çocuğa evlerinde resim yapması için bir duvarı ayırdıklarını ve çocuğun sadece o duvarı kullandığını görmüştüm. Kızları şimdi başarılı bir sanatçı olma yolunda ilerliyor.

Resim yapmak, çocukların kas gelişimini, el göz koordinasyonunu, motor ve bilişsel gelişimini artırdığı gibi geometrik algısını da artırır, görerek düşünme yetisine katkı sağlar. Çevresinde tek başlarına hiçbir anlam ifade etmeyen şeylerden anlamlı bir bütünü başarılı bir şekilde oluşturması ve anne ve babasından takdir edilmesi, kendine güven geliştirmesinde çok faydalıdır. Rönesans döneminin ünlü düşünürlerinin, günümüz bilim adamlarının, başarılı siyasetçilerin, büyük firmaların sahiplerinin ve CEO’larının neredeyse tamamının sanat algısı yüksek ve hatta bir sanat dalı ile profesyonel ve yarı profesyonel ilgilendiklerini gördüğümüzde sanatı algılamanın ve üretmenin gelişim üzerine ne kadar büyük faydası olduğunu anlamak zor değil.















Benim anne ve babalara tavsiyen, çocuklarını sık sık sergi salonlarına, müzelere götürmeleri. Son yıllarda özel okullarda müze ve sergi ziyaretlerinin arttığı gözlemliyorum ancak ziyaret edilen ortamlarda çocukların algı seviyesinde rehberlik edecek yeterlilikte personel olup olmadığı, öğretmenlerin ziyaretlerde ne derece rehberlik edebildikleri de ayrı bir tartışma konusu.

Bütün sanat dalları içinde en etkilisi olan müzik de çocuk gelişimde önemlidir. Müzik, okul öncesi oyunlarda, tekerlemeler ve şarkılarla çocukların dil gelişimini, dinlediği güzel müzikler ile de duyarken düşünme yetisini artırır. İlk öğretim çağındaki çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda düzenli olarak müzik dinleyen çocukların, müzik dinlemeyen ve genellikle televizyondan gelen sesleri algılayan çocuklara nazaran okuma kabiliyetlerinin çok daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Evlerinde kaliteli müzik dinleyen ailelerin çocuklarının ruhsal gelişimlerinin ileri seviyede olduğu, verdikleri tepkilerin dengeli olduğu, zeka seviyelerinin yüksek olduğu da bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Ayrıca müziği sadece dinlemek değil, kendi ‘güzel’ müziğini üretecek ortamı da anne babaların sağlaması gerekir. Müzik aleti çalmayı öğrenmek ve iyi çalabilmek, matematik, geometri, fen ve edebiyat dersleri için çok faydalı olduğu gibi çocuklara kaliteli bir sosyal çevre kazandırır. Cinsel uyaranların yoğun algılanmaya başlandığı yaşlardan itibaren müzik aleti çalan çocukların karşı cins ile daha başarılı ve dengeli ilişkiler kurdukları gözlemlenmiştir.

Burada bahsettiğim resim ve müziğin yanında diğer sanat dallarına da çocuklarımızı yönlendirmeli, sanat faaliyetlerine hem katılımcı hem gözlemci olmasını sağlamak, çocuklarımızın ve onların oluşturduğu yeni toplumun daha yüksek ahlaki ve kültürel değerlere sahip olmasını sağlayacaktır. Seçme ve seçilme yaşının düşmeye başladığı son yıllarda gençlerin tercihleri bütün toplumu derinden etkiliyor. İnternet sayesinde bilgiye kolaylıkla olabileceğimiz bir çağda yaşamamıza rağmen günlük hayatta gelişme çağında olan çocukların imaj bombardımanı ve bilgi kirliliğine maruz kaldıklarına üzülerek şahit olsak da bu duruma karşı yapabileceğimiz en etkili şey çocukların duygu dünyalarını geliştirecek, yeteneklerini ve sosyal bağlarını güçlendirecek sanat faaliyetlerine çocuklarımızı yönlendirmektir.



















Sanatın çocuklar üzerinde bence en büyük etkisi, estetik ve kavramsal algı düzeyini geliştirerek hayatında almak zorunda olduğu kararları doğru bir şekilde vermesine katsı sağlaması. Mikro düzeyde çocukların günlük hayattaki kararlarını sağlıklı bir şekilde vermesi, iş seçimi, eş seçimi, ev ve diğer ihtiyaçlarını seçme konusunda sanat algısı son derece yardımcıdır. Makro düzeyde demokratik hakların kullanımı, yönetimleri eleştirme ve doğru tercih yapma yetisini sanatın geliştirdiğini, sanat ile yetiştirilen bireylerin çoğunlukta olduğu batı toplumlarında rahatlıkla görebiliyoruz. Sanattan uzaklaştırılmış toplumlarda da anti demokratik uygulamaların, şiddetin, dogmatik kuralların, cinsel ve etnik ayrımcılığın yıkıcı etkileri ile bir kısır döngü yarattığını ve ülke olarak bu ortama maalesef ne kadar yakın olduğumuzu görmemek imkansız.

Ulu önder Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ sözü, sanattan ve sanatçıdan nefret eden bireylerin çoğunlukta olduğu geri kalmış ülkelerin durumunu özetlemeye yetiyor görüşündeyim.

Sergi salonlarında, müzelerde, opera ve tiyatro gösterilerinde daha fazla çocuk görmek. Hatta bu gösteri, dinleti ve sergilerde çocukların performanslarını göstermelerine yardımcı projelere destek vermenizi bir sanat adamı ve birey olarak rica ediyorum.

 

MEHMET ÜNAL


Çayyolu Life, Ekim 2013


YAZILAR

Çayyolu Life - Mehmet ÜNAL- Çocukların Sanatsal Gelişimi ve Toplum Üzerine Etkisi

Share on FacebookShare via e-mailPrint