1 SANAT

‘11 yıldır koleksiyonerlerin tercihi’

YAZILAR

Çayyolu Life - Mehmet ÜNAL- Geleneksel Sanatlar -  Hat Sanatı II - Aklam-ı Sitte

GELENEKSEL SANATLAR

HAT SANATI II - Aklam-ı Sitte

Sevgili sanatsever okurlar, önceki bölümde giriş yaptığım ve tarihçesini kısaca anlattığım Hat sanatı ile ilgili bu sayıda Aklam-ı Sitte ve diğer yazılar üzerinde duracağım. Yazıları birbirinden ayırt etmek için tarifler yetersizdir. Bu amaçla yazılarla birlikte görselleri incelemenizi tavsiye ederim. Görsellerde Besmele’nin farkı yazılarda yazılışlarını kullanarak ayırt etmede kolaylık sağlamaya çalıştım. Umarım keyifle okursunuz.


AKLÂM –I SİTTE YAZILAR


Aklam-ı Sitte, Hat sanatında kullanılan 6 yazıya verilen isimdir, ‘altı kalem’ diye tercüme edilir.  Bu 6 çeşit yazı da kendi arasında benzerlik itibari ile 2’şerli olarak 3 gruba ayrılır. Bunlar; sülüs-nesih, muhakkak-reyhani, tevkî-rikaa gruplarıdır. Bu yazı gruplamasının 13. yy’da Bağdat’ta yaşamış olan Yakup isimli döneminin ünlü bir hattatının kaleminden çıktığı kabul edilse de kurallarını koyarak düzene sokan kişi, II. Mehmet ve II. Bayezid dönemlerinde eser vermiş olan ünlü hattat Şeyh Hamdullah’tır.

Sülüs Besmele, Hattat Ahmet Zeki Yavaş

MEHMET ÜNAL

Çayyolu Life, Kasım  2014

SÜLÜS

Bütün İslam ülkelerinde en yaygın olarak kullanılan yazı şekli sülüs yazıdır. Harflerin keskin bitimlerinin olmayışı, yumuşak ve rahat geçişleri sayesinde hattatların çoğunlukla tercih ettikleri yazıdır. Muhakkak ile karıştırılabilir ancak muhakkak yazıda çanaklı dediğimiz harfler (vav, kef, fe, nun, sin) harfleri kılıç gibi keskin sonlandırılırken sülüste bu harfler, ‘çanak’ tabirini hak edecek şekilde yazılırlar. Ağız genişliği 2mm olan kamışla yazılır.

NESİH

Sülüs’ün küçüğü olan bu yazı şeklinin anlamı ‘ortadan kaldırmak’tır. Kitap yazımında hem estetik oluşu hem de geçişlerinin kolay ve anlaşılır olması sebebiyle kitap yazımında rik’a gibi türleri ortadan kaldırmıştır. 1 mm genişliğindeki kamış kalemlerle yazılan bu yazı, sülüs ile birlikte en çok kullanılan yazıdır.


Nesih Yazı Örneği

REYHANİ

Sülüs ile nesih yazı arasındaki ilişki muhakkak ve reyhanide de vardır. Reyhani yazı, muhakkak yazının küçültülmüş şeklidir ancak nesih yazıya nazaran daha büyüktür. Kelimelerin girift olmaması ve harflerin uzun yazılması sebebi ile 16.yy’dan sonra kitap yazımında yerini nesih yazı almıştır.

MUHAKKAK

Sülüs ile karıştırıldığı çok görülür. Anlamı, ‘muntazam ve muhkem’dir. Muntazamlığını, harflerin bir satır disiplininde, kelimelerin açık ve anlaşılır şekilde yazılmasından alır. Sülüse nazaran harflerin sola uzanan uçları ve dikey uçları uzun ve keskindir, dönüşler köşelidir.  Sülüs gibi girift kelimeler yerine daha okunaklı kelimeler yazılabilir.

Muhakkak Besmele, Hattat Davud Bektaş

TEVKÎ

Sülüsün kurallarını benimsemiş, büyüklük olarak nesih ile sülüs’ün arasındaki yazıdır. En önemli farkı, bitişmeyen harflerin de bitiştirilmesidir. Hızlı ancak muntazam yazılabilmesi nedeni ile çoğunlukla resmi yazışmalarda kullanılmıştır. Berat ve fermanlarda kullanılmıştır. Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin tuğraları da tevki yazı şeklindedir. Tuğraların bu yazı üzerine geliştiği söylenebilir.

Tevki Besmele, Hattat Savaş Çevik

RİKAA


Tevki’nin kurallarına bağlıdır. Nesih gibi küçük boyutlu yazıdır. Vakıf işlerinden başka Kur’an sonunda dua sayfasında ve Kur’an dahil diğer kitapların sonunda eseri meydana getiren kişinin isminin, yerinin ve tarihinin yer aldığı sayfalarda rikaa yazı kullanılır.

Rikaa harfleri örneği

AKLAM-I SİTTE HARİCİ YAZILAR

KUFİ

Arapların kullandığı en eski yazıdır. İslamiyet öncesi dönemde bu yazı en çok Kâbe duvarına asılan ve yarışmaları düzenlenen şiirler için kullanılmıştır. Kuran’ın bugüne kadar bulunuş en eski örnekleri kufi yazı ile yazılmıştır. Hıristiyan Arapların da İncil yazımında kullandıkları yazı kufi yazıdır. Düz, köşeli ve geometrik kaideler temelinde bir yazıdır. Mozaik kaplı mimari yapıların süslemesinde geometrik temellere dayanması vesilesi ile sıklıkla kullanılmıştır. Özellikle Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde yüzyıllardır yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Kufi Besmele

TA’LİK

Tevki yazının İran’da 14. Yy’da yorumlanmış şeklidir. İnce, zarif, hoş bir görünümü vardır. Oldukça sadedir. Harfler havada asılı duruyormuş hissi uyandırır. Talik yazı, İran ve Osmanlı’da farklı yorumlanmıştır. Osmanlı’da bu yazının gelişimine en büyük katkıyı Yesarizade Mustafa İzzet Efendi yapmıştır. Talik yazıda harf oranları disiplin içerisindedir. Şiirsel, akıcı bir havası vardır.

Talik Besmele, Hattat Hamid Aytaç

DİVÂNİ

İsmini Osmanlı Sarayındaki Divan-ı Hümayun’dan alır. İran’da talik yazının resmi yazışmalarda kullanılması, Akkoyunlular döneminde Anadolu’ya gelmiş buradan da İstanbul’da ağır resmi yazışmaların dili olarak kullanılmaya başlanmış ve yorumlanmıştır. Celi Divani tabiri çok kullanılır. Celi kelimesi ‘iri, açık, belirli’ demektir. Celi Divani yazılar da boyutları büyük olan ferman ve beratlarda kullanılmıştır. Ferman ve Beratlara önümüzdeki sayılarda değineceğim.


Celi Divani Besmele, Hattat Emin Barın

RİK’A

Çok daha hızlı yazılabilen, estetik değerleri diğer hat yazılarına göre çok düşük olan bir yazıdır. Rik’a yazı günlük kullanıma çok uygundur. Mektuplar, kısa yazışmalar, diplomalar,  bu yazı ile yazılmıştır. Matbaa yazısına nazaran el yazısına daha müsaittir. Küçük boyutlarda yazılması ve noktaların çizgiler halinde yazılması sebebi ile günümüzde diğer yazıları okumaya alışkın kişilerin okumakta zorlanabilecekleri bir yazıdır.


Rik’a yazı örneği

Önümüzdeki sayıda bu güzel sanatın farklı kullanım alanları üzerinde duracağım. Hepinize şans, mutluluk, esenlik, sağlık ve başarı dolu bir Kasım Ayı diliyorum. Yaşadığımız coğrafyadaki hadiseler ne kadar bizi üzse de ne kadar çocuklarımızın geleceği için kaygılansak da umudumuzu yitirmeyelim, güzel günler bizi bekliyor. Soğuk havalarda dışarıda yaşam mücadelesi veren sevimli dostlarımız için lütfen evinizin, apartmanınızın önüne yiyecek bırakın.


Share on Facebook Share via e-mail Print